Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 4 -İkinci Yarı )

4.Kısım İlk Yarı 5.Kısım İlk Yarı Sonrası. Her sabah —başlarda— Sivil Savunma’dan birileri ACHTUNG birimine dünkü isabetlerin listesini gönderirdi. Liste en son Slothrop’a ulaşırdı; o da kurşun kalem lekeli o sevk pusulasını ayırır, motorize birlikten her zamanki o köhne Humber’ı1 alır ve turlarını atardı; Canavar’ın dışkılarını, yani var olmayan Alman donanım parçalarını deşelemeye giden, iş… Continue reading Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 4 -İkinci Yarı )

Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 4 -İlk Yarı )

3.Kısım 4.Kısım 2. Yarı Rüzgar güneybatıya döndü, barometre düşüyor. Yığılan yağmur bulutlarının altında öğleden sonranın erken saatleri, akşam gibi karanlık şimdiden. Tyrone Slothrop da yakalanacak bu yağmura. Bugün, sıfır boylamına kadar süren, sonunda her zamanki gibi koca bir hiç olan uzun ve ahmakça bir kovalamacaydı. Bu seferki, çoğu nehre düşen yanan roket parçalarının millerce öteye… Continue reading Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 4 -İlk Yarı )

Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 3 )

2.Kısım İkinci Yarı 4. Kısım İlk Yarı Teddy Bloat’ın öğle yemeği saati, ama bugünkü öğle yemeği kasap kağıdına sarılı  vıcık vıcık  bir muzlu sandviçi şık kanguru derisi postacı çantasındaki diğer garip ıvır zıvırın yanına koyuyor – mini-casus kamera, bir kavanoz bıyık biryantini, meyan kökü kutusu, Yumuşak bir Ses için mentol ve kırmızı biberli Meloid’ler1 ,… Continue reading Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 3 )

Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 2 -İkinci Yarı )

2.Kısım İlk Yarı 3. Kısım Emir eri1 Onbaşı Wayne’in sürdüğü vuruk yeşil bir Lagonda ile doğuya, Vauxhall Köprüsü’nün ötesine geçip yola koyuluyorlar. Güneş yükseldikçe sabah daha da soğuyor sanki. Sonunda bulutlar da toplanmaya başlıyor. Yakınlardaki bir enkazı temizlemeye giden bir grup Amerikalı istihkam eri, şu şarkıyı söyleyerek yola dökülüyor: Hava...Cadı memesinin ucundan bile soğuk!Bir kova… Continue reading Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 2 -İkinci Yarı )

Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 2 -İlk Yarı )

1.Kısım 2.Kısım 2.Yarı Mavi fayanslı verandadan mutfağa açılan kapıdan içeri. Rutin: Geçen yaz Yank'tan1 kazanılan Amerikan blendırını prize  tak, bir poker masası, limitler, kuzeyde bir yerlerde B.O.Q.2, artık hatırlayamıyorum hiç... . Birkaç muzu doğra. Kahveyi kazanda yap. Soğutucudan süt kutusunu al. Muzları sütte püre yap. Harika. İngiltere'de içkiyle aşınan bütün midelerini kaplardım... Biraz margarin, hala… Continue reading Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 2 -İlk Yarı )

Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 1)

   Sıfırın Ötesinde          Doğa yok olmayı bilmez. ; tek bildiği dönüşümdür. Bilimin bana öğrettiği ve öğretmeye devam ettiği her şey, ölümden sonra manevi varlığımızın sürekliliğine olan inancımı güçlendiriyor.                                                                                       Wernher von Braun İkinci Kısım İlk Yarı Kısım 1          Gökyüzünden Bir Çığlık Yaklaşıyor. Daha önce de olmuştu ama hiçbiri şimdikiyle karşılaştırılamaz.          Ama… Continue reading Yerçekimi Gökkuşağı – (Gravity’s Rainbow -Thomas Pynchon) (Bölüm 1- Kısım 1)

Bırakıyorsun

Bir adım , bir adım daha, irkiliyorsun suyun dokunuşuyla O eski karpuz kokusu (çimen diyorlar şimdilerde) arkalarda kaldı Sivrisinekler de öyle O eski sevda kafandan ayrılmıyor bir türlü ama Güneş düşmeye başlamış karşında hiç de yavaş olmayan bir şekilde Bir iki beceriksiz kale ve yüzlerce gevşek beden arkalarda önemsemiyor seni Tepende Waldo'yu arayan bir çift… Continue reading Bırakıyorsun

Yazılmış ama Tamamlanmamış Bir Öyküye

Değişen şekillerde nefes almaya karar verdiğim akşamlardan birisi. Çok sarsak hissetsem de kendimibir ışık gibi süzülmek, farklı öyküler arasında görünmeden, şanslı hissettiriyord beni. Hiç sokak lambaları arasında japon balığı tutmaya çalıştınız mı sis. Işıkla balık avlamak, ava giderken avlanmak,pastel tonlarında kalbiniz tarafından çizilen bir balık resmi, ya da eninde sonunda kafesleyebildiğiniz başka bir balık, bu… Continue reading Yazılmış ama Tamamlanmamış Bir Öyküye

2666 – Roberto Bolano

2666, 2003 yılında kaybettiğimiz Şilili yazar Roberto Bolano’nu bir nevi “hayatını adadığı “ son romanı. 5 ayrı bölümden oluşan bu roman aynı zamanda beş kitap halinde de yayınlanabilirmiş. Hatta yazar ölmeden çocukların bıraktığı vasiyette “Akıllı olun beş kitap daha iyi para kazandırır”vari bir şeyler söylüyor, ama nankör çocuklar buna aldırmayarak önümüze yabancıların “doorstopper” dediği türden… Continue reading 2666 – Roberto Bolano

En Yakın ve En Uzak Mesafe

“Günah yoktur” dedi kız. Ağlıyordu arkasına bakmadan. Ölü çiçekleri fırlattı ve devam etti yalanına. “Günah yoktur, hepimizin kanatları kırıldı bir kere” Ölüyordu yavaş yavaş, ölüyorduk hepimiz kırılmış çiçekler gibi. Her kitabı, her şarkıyı – özelikle kırılmış şarkıları- her hapishane hücresini okuduktan sonra bile benden daha fazla biliyordu hayatı ve güllerin kokusunu. “Bir şey vardı, evet.… Continue reading En Yakın ve En Uzak Mesafe