Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 2

İkinci kısma hoş geldiniz. Hatırlayamayanlar için “Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap”a belli bir sistem dahilinde seçtiklerimi  “TEMBELLER” için değerlendirmeye başlamıştım geçen yazıda. Burada da devam ediyorum vakit kaybetmeden (gerçekte epey kaybettim ama). Bu kez 102. sayfadan başlamayacağım ama. Tarihler biraz oynasın diye 50’lere gideceğim. Bundan sonra da elimden geldiğince karışık (hatta random sayı üreteciyle)… Continue reading Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 2

Mein Kampf Hakkında – George Orwell (1940)

Mart 1940, İkinci Dünya Savaşı henüz başlamış. Orwell İspanya İç Savaşındaki mağlubiyeten sonra İngiltere'ye kaçabilmiş. Tribune dergisinde yazmaya yeni başlamış. İşte o günlerde yazdığı bir kitap eleştirisi yazarın o zamanlar Hitler'in yanında olan Stalin'den çok daha öngörülü olduğunu ortaya koyuyor. Orijinal metin linkte, çevirisi ise aşağıda. "Mein Kampf’ın İncelemesi - Adolf Hitler Hurst ve Blackett’in… Continue reading Mein Kampf Hakkında – George Orwell (1940)

Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 1

Evet, içimde ukde olmuş bir diziye başlıyorum nihayet. 1001 serisini hepiniz bilirsiniz. Hani ölmeden önce yapmamız gereken şeyleri biz bordro kölelerine büyük bir şevkle emreden şu kitap serisi. İşte ansiklopedilerle büyüyen her çocuk gibi kataloglanan şeylerin manyağı olan ben de bu kitapların bir kaçını temin etmiştim zamanında. Ve elbette ki ömrümün o kadar uzun olmayacağının… Continue reading Tembeller İçin 1001 Kitap (Henüz Ölmeden) – 1

1Q84 ve Haruki Murakami

İsminin kulağa hoş gelen tınısı dışında tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça sevilen bir yazar Murakami. Modern zamanlarda (Post modern?) edebiyatın birinci dünyası denebilecek ülkeler dışında (kime göre /neye göre:) böyle bir popülerlik görmek mümkün değildi. Hele ki (halen) birçok yönden gerçekten uzak olan uzak doğudan. Peki Harukki Murakami’nin sırrı ne? Neden kitapları Amerika’dan… Continue reading 1Q84 ve Haruki Murakami

Yazarken

Düşünüyor insan yazarken- gerçekten bunları benden başka okuyacak kimse var mı diye. Yani laedri olarak gönderebilirim tabii ki her daim dünyaya, ama benim altımda benimle alay etmeden okuyacak, benim yazdığımı bilecek… İşte burada duraksıyor insan. Etrafta başkaları da varken yazmak çok garip değil mi? Sanat sanat içinse yazmak da benim için sadece. Diğer herkesi, ıvır… Continue reading Yazarken

Hayatı Kullanma Kılavuzu 289160014477

       Tebrikler, yeni bir can kazandın. Aşağıdaki direktifleri eksiksiz bir şekilde uygularsan hepimiz bu süreci kazasız belasız atlatırız. Şimdiden, iyi yaşamlar. Öncelikle 42 (Bunu her kılavuzun başına yazmamızı istiyorlar ama daha hatırlayan çıkmadı.) Bundan sonra bu gün hayatında önemli bir yer tutacak. İstemesen de seni bununla birlikte değerlendirecek çok kişi olacak. Önündeki ell.. ehh ne… Continue reading Hayatı Kullanma Kılavuzu 289160014477

Harita

Önümde bitmek bilmeyen kareler. Telefon üç adım sonra sağa dönmeniz lazım diyor. O bile farkında değil tek başıma olduğumun. İspanya diyorum, orada olsaydım belki. Ya da Brezilya, aşığım Foucault Sarkacından beri.  Sadece kareler var oysa. Bir de piyano sesi öteki odadan gelen. Yorganı çekiyorum yüzüme doğru. Önüme bakıyorum, bir adım daha ileri. Yüzüme dokunuyorsun, düşlüyorum… Continue reading Harita

İnandığımız Masallar  101-Yaratılışlar (3.Bölüm)

Evet, Titanları anlattık, tanrıları anlattık bir de insanoğlu’nun (Mankind humankind oldu herhalde ama buna insan insanı gibi bir ad verilmedi galiba. İnsanoğlu/kızı da diyebilirdim gerçi, neyse) doğuşuna geçelim eski Yunandaki. Sanki binlerce yıllık bir ara vermişiz gibi değil mi? Neyse ki “İnandığımız Masallar”a yeni başlayanlar fark edemeyecek bu boşluğu, ben de saçmalamayı kesecek kadar olgunlaşmadım… Continue reading İnandığımız Masallar  101-Yaratılışlar (3.Bölüm)

Kaybolan Şiir

Bir dosyam var benim, “Yeni metin belgesi” gibi (adı farklı sadece) . Biliyorum birçok kişinin vardır böyle takıntıları. Sonuçta daktiloyu bıraktı herkes, bilgisayara evrildik bir şekilde Belki de sadece ben, yazım kötü olduğu, çok kötü olduğu için belki de. Evrimle teselli ediyorum belki kendimi. Yazdığım şiirin silinmesini aptallığıma değil de evrime bağlamak daha çok tatmin… Continue reading Kaybolan Şiir

Aynı Her Şey, Herkes

Biri oturur bir kitap yazar, biri onu beğenir film yapar, biri o filmden etkilenip bir şarkı yapar, biri o şarkıyı alır bir şiire gömer, biri o şiiri beğenir âşık olur, aşk büyür, yağmur olur, orman olur, ayrılık olur, mezar taşı olur. O mezar taşından kocaman bir hikaye çıkar, kitap olur, hayat böyle dönüp durur. 46… Continue reading Aynı Her Şey, Herkes