Duvar Yazıları-27

Duvarcı pazartesileri günaydın diyen insanlara ters ters bakınmayı adet edinmişti. Işığın pazartesilere göre bir şey olmadığını düşünürdü hep nedense. Son yıllarda duvarlarını daha sıkı örmeye başlamıştı. Işık geçmesine tahammül edemiyordu. Etrafta gülen insanların sesleri kendisine ulaşsın istemiyordu.  Sımsıkı kalmak içiyordu duvarı etrafında. Biraz da o yüzden kızmıştı pazartesi ışığı gördüğünü iddia eden kıza. Onun duvarın… Continue reading Duvar Yazıları-27

Yazamama

Bir şeyler yazmaya çabaladı. Becerebileceğini sanmıyordu. Başı ağrıyordu. Son günlerde fazlasıyla tekrar ediyordu bu. Gece ilerlerken bakıyordu hala bilgisayara. Çok uzaklardaki birisini düşünüyordu aslında. Ona güzel şeyler söylemeyi başarabilir miydi acaba? Bilmiyordu. Kendiliğinden güzel şeyler söyleyen birisi değildi aslında. Motivasyonsuz karpuz bile kesemezdi.  Başı da ağrıyordu hem bu akşam. Düşündü, geçmişinden bir şeyler çıkarmaya çalıştı.… Continue reading Yazamama

Neden Bütün Yemekler Cinayetle Biter?

Faili belliydi son gecenin, kimsenin tanımadığı,Her zamanki gibi sinsice yaklaşmış ve işlemişti,Akık akmayacak kadar mükemmel olduğunu sandığı,O renkte olabilecek en sahte, en ruhsuz cinayetiSözlerini dinlemeyi bıraktığım geceydi tam da,Seni ikna etmem de uzun sürmez diye düşünüyordum.Görmeden inanmazsın diye, kalalım dedim baş başaO akşam gelmez, bizi, bulamaz sanıyordumArja planda kısık La vie en rose, en sevdiğin… Continue reading Neden Bütün Yemekler Cinayetle Biter?

Adsız Başlangıçlar – 2

Bu akşam biraz durgunsun sanki, dedi Sylvia. Tanıyordu beni. Sezdirmemeye çalışsam da saklayamıyordum kendimi ondan. Ne kadar olmuştu tanışalı şunun şurasında; 2 ay, 3 ay. hatırlamıyorum tam. Şu garip Doğu Avrupa gezilerinden birindeydi herhalde. Nasıl olduysa peşime takılıp gelmişti buraya. O günden beri de ayrılmamıştı hiç. Çoğunlukla insanları gerçekten tanımak için , bir ömür geçer.… Continue reading Adsız Başlangıçlar – 2

Kurtlar Hep Kurttur

Derler ki eskiler, olunca Şubat 13'teParisler tek başına lir çalmaya çalışırAkşamdan kalmalar açık arttırmada satılırKolay olarak bilinenler, gökyüzüne çağrılırParlak rüyalar, sandıklara kaldırılırmış.Valentin olacak deyyus çıkmış sonra sahneyeSanki başka bir işi yokmuş gibi dünyanınSevişin hep, karışın birbirinize ama savaşmayınDeyip sıvışıvermiş, edip içine ortalığın Sanırsın ki o zamanlar, insanlar bölünerek ürermişKurtlar gelmişler ondan sonra, hep gelirler elbetteBüyük… Continue reading Kurtlar Hep Kurttur

Ay

İnsanla ayın ilişkisi ne olsa acep Yüreği aya benzeyenler mi dersin Ay olmak isteyen mi kocaman Mega mega aylar da gördüm ben bazen Rüyama da girdi neil armstrong kalın kollarıyla Kafama basarken küçük diye diye Bazen Houston oldum probleme cevap vermemek için Telsiz bozuldu ayağına yatan Bazen astronot oldum kafasına ay çarpan Bruce çok yakına… Continue reading Ay

Duvar Yazıları – 26

Geceleri bazıları uyur tatlı yatağında, bazıları bekler dışarda soğukta, bazıları duvar yapmaya çalışır özensizce, bazıları ise kaçar sadece. Kovalayanlardan kaçıyordur dışardakilere göre, ama o her şeyden kaçıyordur. Olduğu kişiden kaçıyordur, kendinden. Ahval ve şeraitten kaçıyordur. İmkansızdan kaçıyordur. Bir daha yakalayamasın, her şey imkanlı olsun diye. Sarıdan, siyahtan, griden, tüm renklerden kaçıyordur ve renk bile olamamışlardan.… Continue reading Duvar Yazıları – 26

Orman ve Kırmızı

maske takmış binlerce insan arasından yalnız sen gülünce anladım kırmızının mükemmelliğini.mavi, siyah, mor, gri, hatta bıkkınlığın sarısıikinci kez hayatımdan çıkmıştı (ya da öyle sanmıştım).senden gizlememiştim hiç saçmalıklarımı,senin için yapmıştım tüm hatalarımı .annen ne idüğü belirsiz canlılarla konuşma demişti.sendeki bu şansla, yaratıklarla dolu bu ormanda,en büyük kötü kurdun sana rastlayacağını tahmin etmişti.sadece kurdun anlamayacağını sanmıştı kızının… Continue reading Orman ve Kırmızı

Duvar Yazıları-25

Vardı bir zamanlar "I've no mouth and I must scream" diye bir oyun. Onda gibi hissettim kendimi bu gece. Elbette daha haykıracak bir pozisyonum yok. En fazla öpmem gerekir birilerini, o da olmaz herhalde. Duvar yaparken birilerini öpen insan fazla bulunmaz. Ben de öyle birisi olursam prestij kaybederim gibi geliyor masonist camialarda. Sonra domates yanaklı… Continue reading Duvar Yazıları-25

Karşıdakiler

5.5 aylıkken konuşup 9 unda yürüyenler iyi bilirlerDünya yuvarlak olduğu kadar sahtekardır daÜzerlerine gelip şarap döken kadınlar daSahte peygamberin elçileri olmakla övünürler1.5 - 2 yaşındaydım herhalde yaklaşıkİlk fark ettiğimde karşı cinsin hinlikleriniSırnaşık ruhlu Sevda cilve yaparak yaklaşıpHızlıca kapınca ağzımdakiniİlkokulda öğretmenimden, ortaokulda EmeldenLisede de hemşireden kazık yemiştim.Sonrası silinmiş nedense belleğimdenOysa ben janetin orağıyla büyümüştümRüyalar da görmüştüm… Continue reading Karşıdakiler