Duvar Yazıları-24

Ama yine de çeşit çeşit duvarlar olduğu konusunda aynı fikirde olmayabiliriz. Halkı muasır medeniyetler seviyesine çekmeye çalışan didaktik duvarların yanı sıra, sadece müzik tutkunlarına hitap eden akustik duvarlar, youtube'da resim videoları izleyenler için estetik duvarlar, belli bir dönemi unutamayanlar için gotik duvarlar ve aşkla yoğrulmuş kalpler için vıcık vıcık, romantik duvarlar tabii ki vardır. Ama… Continue reading Duvar Yazıları-24

Yangın Merdiveni Kaçakları

Paslı yangın merdiveninde buluştuğumuz geceydiAya takıntımın başladığıİkna etmeye çalışıyordum seni, Hala sevilebilecek, güzel şeylerin olduğuna Her şeye rağmen bu dünyada ve ülkedeBüyümemişti ay daha, süper olmamıştıBen de büyümemiştimYok büyüktüm deHala küçük sanıyordum kendimi, sanki önemliymiş gibiSen de direniyordun hala Gözlerini kaçırıyordun bendenAğzında klasik devrimci cümleleriBen de biliyordum ezildiğimiziGünden güne değiştiğini her şeyin kötüleştiğiniBir yerden başlamak… Continue reading Yangın Merdiveni Kaçakları

Duvar Yazıları-23

Bunca duvar diken birinin biraz da olsa ustalaştığını düşünürsünüz değil mi. Sonuçta her gece yeni baştan bir şeyler yapmaya çalışıyor bu adamlar. Haklısınız ama her zaman böyle değildi. Bir zamanlar hep aynı duvar yapılırdı geceleri. Etrafındakilere gösteriş olsun diye başlamıştı bu işe zaten. Sonuçta kimseyi soyutlamaya çalışmıyordu galiba kendisinden. Sadece biraz ilgi istiyordu belki. Her… Continue reading Duvar Yazıları-23

Postmodern Bir Şiir Üzernde Çalışan İnsan ve Dayısı (Üvey)

Doğduğum zamanlarda havada yürüyen insanlar yoktuYoktu "Dünya bitiyor, yaşasın yeni dünya" diye söyleyenlerI-pad le hijyenik ped vardı tek , nerde şimdiki uçan pedlerİnsanlar ulaşım için uçakları kullanırdı henüzIşınlanma diyince bakarlardı suratına görgüsüzBir de hala insanlar savaşlarda ölüyorduDoğduğum yerlerde benim, arılar yok olmamıştı henüzAma çiçekler de şimdiki kadar çok değildiKutuplarda tatil şu an neptüne gitmek kadar… Continue reading Postmodern Bir Şiir Üzernde Çalışan İnsan ve Dayısı (Üvey)

Adsız Başlangıçlar-1

Bazı geceler gökyüzüne bakıp yıldızları seyrederdi çocuk. Üzerinde on milyonların anlaştığı gibi geceler ayrı bir güzeldi. Yıldızlara bakıp düşünmeyi çok severdi. Dünyada aynı yıldızlara bakıp düşünen hayal kuran kaç kişi var diye, acaba gökdelenlerin tepesinden de aynı mı görünüyorlar bu yıldızlar, yoksa her bina ayrı yıldız manzarasıyla mı inşa ediliyor en baştan taa? Yıldızlara bakan… Continue reading Adsız Başlangıçlar-1

küçük harflerle terkediş

ben o gün seni terk ettimsadece seni değil sende olan beniinceliğimi, izlerimi, iç çekişlerimiergenliğimi, esrikliğimi, esirliğimisavrukluğumu, saldırganlığımı, sakilliğimigözümü, kulağımı, kara olan ciğer ve kalbimiışığımı, beyazımı, sabahımı, güneşimiher adını hatırladığımda içimi yiyen içimipeşine düştüğüm tüm gülüşleriniayazda bıraktığın tüm bekleyişlerimideri kaplamalı, sarı yaldızlı gençliğimibir de en sevdiğim ama beni en çok öldürensenin beni sevmeni terk ettim o… Continue reading küçük harflerle terkediş

Duvar Yazıları – 22

Sonsuza kadar dans etmek isteyen insanlar tanıdım. Kendi küçük krallıklarındaki duvarlara, hiçbir şey yokmuş gibi bakıyorlardı. Sanki birileri o duvarları inşa etmemiş zamanında,  ay ışığında tepelerinde dans etmemiş, son valsi yaparken karşısındakini öpmemiş gibi düşünüyorlar onlar. Sanki denizin altına dalıp denizkızları yerine hint tanrılarını bulamamışlar gibi zamanında ve her şeylerini aradıkları bu dişi tanrı ile… Continue reading Duvar Yazıları – 22

Hayatın Renkleri Varsa Benim de Süpermenim Var

Son defa görmek isteseydin beni griden sonra,Sana kırmızıyı getirirdim salıdan hediye olarak.Mor ,mavi, eflatun, hepsi çarşambaya sığsa da,Senden perşembeyi bile istemezdim ben.Çünkü cuma, cumartesi, pazar benim siyahımsa nasıl,Pazartesi de senin sarın.Ama ben sadece sendeki sarıyı isterdim.Sadece senin hallerin-a -e -de -den, bir de unuttuğum,Perşembeyi de, haftayı da kendine getirirdi.Geçen hafta seni bana getirmedi ama,Süpermen zamanı… Continue reading Hayatın Renkleri Varsa Benim de Süpermenim Var

schrödinger martısı

her göğsünden martı havalandığında endonezyada bir kız doğarmış endonezya diyecek kadar türkçe bilmeyen ama rüyasında türkiyeyi görüp üzülenkarşı dünyada yaşayan schrödinger ikiziaynı anda dünyaya gözlerini açar ama evreninde türkiye olmadığı içinhep mutlu yaşarmışbu kış leyleklerle berabermartılar da terk ediyor ülkeyisenin göğsün boş kalmaz nasılsabeklediğin gelir hep gecelerikuşlar bir daha dönmeyecek ama lanetli olduğundan bu topraklarasimitler para… Continue reading schrödinger martısı

Kırmızı Kraliçe

Hava kapalıydı. Orta yaşlı ama genç kız o gün öğlene kadar yatağından çıkmamıştı. En sevdiği şeylerden biriydi yataktan yönetmek hayatını ve hayatları. İnsanlar güzel oldukça o da güzel oluyordu. İnsanların kalplerini yiyerek yaşıyordu o, böyle genç kalıyordu hep. Çok fazla masalımsı dizi seyredince böyle oluyor işte diye düşündü kızın eski bir kurban/sevgilisi. Ama ya gerçekse,… Continue reading Kırmızı Kraliçe