Bir zaman gelecek, güneş hiç batmayacakSöyle insanoğluna, o zaman kimse rüya görmeyecekSadece ben isteyeceğim- muktedir ve doğurganVe hiç bir şiir yazılmayacak aya bir daha Simon L'horte-Bartiey Poltreistgwer-Heundergighn 4. Kitap 13. gün . Hala her yer aydınlık. Başta bir anlam verememiştik gecelerin olmamasına. İlk bir iki gün sadece şaşkınlık vardı, sonra yerini korku aldı haliyle. Şu… Continue reading Beyaz Geceler -1
Etiket: Tutarsız
Merhaba Mança
İyi akşamlar yüce ve sevgili Mançalılar,Tanıtmaya geldim kendimi bir parça.Günler süratle geçiyor benim için de,Daha ne zamandı ki en son hatırladığım salılar.Ölüleri de hemen fark edebiliyordum o zamanlarDaha ilk keskin bakışımda.Hala çok keskin bakıyorum uzaklara,Gözlük var ama, anlaşılmıyor uyumadan önce.O kadar kesin değil geçmişim, biliyorum.Çok kişiye "sen ve ben" dedim şu ana kadar ömrümde.Niye dedim… Continue reading Merhaba Mança
Başlayalım mı ?
Tek derdim sensin diyorumTek başıma geçirdiğim bu gecelerdeİnanmıyorlar banaParçalanıyor her yanımSuya hasretim, üstümden akacakHaykırıyor her organım tek tekKaranlık, göremiyorum ama Devrim yaklaşıyor diyor uzaktan bir sesGülüyorum, o eskidendi diyeDuruluyorum yavaş yavaşÖyle sanıyorum ya daGözüm devam ediyor haykırmayaSeni istiyor sanıyorum yineYanlışım bugünlerdeDevrim istiyorum diyor sol yanımOtur yerine diyor sağ gözüm banaDinliyorum korkuyorum çünküGüneşi görüyorum üstümde, otoriterOturuyorum,… Continue reading Başlayalım mı ?
Tavşanlar Olmayacak
Kocaman gözleriyle bakıyordu bana. Sanki dünyadaki tüm gözler onundu ve hepsiyle beni izliyordu. Kaç tane gözü vardı allah aşkına ? Ne yapmam gerekiyordu? Ya her zaman yaptığım gibi başımı öne eğecektim, ya da.... Baktım ona, gözlerine. O nasıl baktıysa ben de öyle baktım- dik dik esasen. "Etrafında tavşanlarla dolaşan birisi olarak bayağı cesursun" dedi. Onlar… Continue reading Tavşanlar Olmayacak
Algoritmik Aşk
"Sadece senin" dediğinde aslında ikimiz de biliyorduk bu şeyin bittiğini. İnanmak istemiyorduk yalnız. Sıkılır mı insan kendisinden? Olmak istediği ama bir türlü olamadığı şeyden? Vaz geçer mi hayata alışma kaygısından? O tatlı şirin güzel kaygı. Hiç bir zaman gerçek olmayan duygular silsilesi. Bir şey söylememi bekler gibi bakıyordun bana, ama bunlar geçiyordu o an aklımdan… Continue reading Algoritmik Aşk
Üç Kişi İçin Fazla
Arkamı dönüyorum. Orada hala. "Bu çalan ne?" diye soruyor, "60'ların hippi şeyleri gibi" "Sweet Smoke" diyorum, " O senin dediklerinden zaten" ."Sevmedim" diyor, zorunda değilsin ki zaten. Diyemiyorum ama. Kapatıp başka tarafa bakıyorum. Bir kuş bir dalın üzerine konuyor. Konduğu gibi atomlarına ayrılıyor, görüyorum gözlerimle. "Çok içtim herhalde" diyorum, ama içmediğimi de biliyorum. O da… Continue reading Üç Kişi İçin Fazla
Sevgili Günlük -1
Sevgili Günlük Bugün şantiyede başıma değişik bir şey geldi. Şu bana kıl olan kel ustabaşı var ya, bir şey yapamıyor bana tabii. Sırf o yüzden gözlerimin önünde kırbaçlıyor çalışanları sürekli. Adam herhalde önemsiyorum sanıyor. Geçen gün bir tane kadını kırbaçlarken, kadının eteği biraz açıldı. Gözlerimi hemen oraya diktim haliyle. Çok ahlaksız bu yahudiler, altlarına bir… Continue reading Sevgili Günlük -1
Karma Öykü
Hırsız Obura döndü. Burada olmamızın bir açıklaması var mı, diye sordu. Yine aklı evvel birisi yedi ölümcül günah hakkında bir şeyler yazmaya karar vermiştir herhalde, dedi Obur. Peki, neden üç kişiyiz burada dedi Hırsız tekrar. Öfkeli birisini göremiyorum burada, şehvetli, gururlu ya da kıskanç da yok. Bir şurada pinekleyen adam var Tembel olarak nitelendirilebilecek. Anladığım… Continue reading Karma Öykü
Cevapsız Sorular
Ne düşünür sinekler bir şehirden ayrılırken?Hayatlarındaki ilk günü nasıl karşılar geleceğin terzileri?Sekiz yıl önce şarkı söyleyenlerin akıllarına daha yeni mi geldim ben?Neden yağmur gittikten sonra hüzün kalır hala?Doğduğum zaman hak etmiş miydim bu hayatı ben gerçekten?Ayağını mı kaydırdım yoksa başka bir terzinin yolda?Nedir zorlayan şehri terk etmeye bir insanı?Sinekler yağmuru bizden daha mı çok sever… Continue reading Cevapsız Sorular
İki Kişilik Diyaloglar – 3
- Malları İspanyol'a yolladıktan sonra Kurt Halil'i göreceksin - Abi ne malı, ne İspanyol'u cenazedeyiz - İşte, en çok İspanyol'u severdi Kurt Halil, sonra da malları, bi de annesini - Halil Abi de burda abi - Niye vurmadın mı onu? - Yok abi kıyamadım, onun yerine annesini vurdum, Deli Dumrul hesabı - Ne alakası var… Continue reading İki Kişilik Diyaloglar – 3









