Neden Saçma?

Bazen soruyorlar okurlarım, neden gerçekleri yazmıyorsunuz diye? Yok, ben yalan söylüyorum hep. Bana soru soran yok, benim bir okurum da yok zaten. Sadece o gazetelerde, dergilerde, kitaplarda, işte başka yerlerdeki yazarlara özeniyorum ben. Yazar olsam kesin okurum olurdu diyorum. Onlar da zeki olurlardı, beni okuduklarına göre ve böyle sorular da sorabilirlerdi elbette. Neden saçma? Gerçek… Continue reading Neden Saçma?

Olmamaya Özlem

Bir durup düşünelim. Kişisel gelişim kitaplarında ne çok duyarız değil mi? Onlar, yazarları daha doğrusu, gündelik hayat koşuşturmasında olan bizleri çok iyi tanıdıklarını zannederler. Herkes onların düşündüğü gibidir sonuçta. Herkes her şeyle çok meşguldür. İşlerinden başka hiçbir şeyi önemsemezler. Varsa yoksa işleri sadece. Kendini sevenleri görmezler . Ama artık her türlü problemin sonuna gelmişizdir. Parlak… Continue reading Olmamaya Özlem

En Çürük Dünya

Yaşayabileceğimiz dünyaların en çürüğünü yaşıyoruz bu hayatımızda. Dinozorlar bizden daha şanslıydı herhalde. Daha saftı onlar oynarken bu topraklar, daha az kokuşmuş canlılar yürüyordu üzerlerinde. Biz canlıları boş verdik, kendimizden başka her şeyi boş verdiğimiz gibi. Cansız, daha önemli şeylere adadık kendimizi. Neydi önemli peki bizim için? Bizi önemli yapacak her hangi bir şey elbette. Bir… Continue reading En Çürük Dünya

Yaşamak İçin Fazla Gerçek

Gerçekle başa çıkamayan bir düşük yaşam formuyuz biz gerçekte. Tek ortak yanımız beyinlerimizin etten yapılmış olması değil elbette ki. Yaşadığımız bölge ile doğru orantıda değişen bir duygu karmaşası var hepimizde. Bazılarımızın içinde her şey karmakarışık olmuş durumda, diğerleri ise ne yaptığını biliyor izlenimi veriyor hep, saklıyorlar ya da kendilerini. Bu duygularını bir yöne yönlendirdiklerini sananlar… Continue reading Yaşamak İçin Fazla Gerçek

554

554 gündür bekliyorumTam tamına 79 hafta ve bir günBaşaramam sanıyordum en baştaSabırlı değilim normalde benSayamam bile, üşenirim yüzden sonraAma buradayım halaBekliyorum tam 1 yıl 6 Ay 9 gündürİlk bir kaç ayı hatırlıyorum Ne kadar da emindim güneşin benim için doğduğunaBen beklersem gelmek zorunda diyordumAlay ediyordum pes eden insanlarlaHem bekliyor hem eğleniyordum sonuçtaÇok kişi geçti yanımdan… Continue reading 554

Bilinmeyen Bir Şey – 27

GÜNÜMÜZ      Sen benim evimsin demişti aradığında S. En huzur bulduğum yerim. Ben evde huzur bulan birisi değilim. Dışarı çıkmayı severim. Öyle doğa yürüyüşü filan değil ama. Özellikle insanların içinde yürümeyi. Mamağın duman kokulu sokaklarında, ya da Ulustaki o insan güruhunda. Oralar rahatlatıyor beynimi. Acelem yokmuş gibi yavaşça yürüyorum. İnsanlar kıllanıyorlar bana haliyle suratlarına bakınca… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 27

Bilinmeyen Bir Şey – 23

GÜNÜMÜZ     Peş peşe gelen eksik aksak yedi tane cüceyi düşünün bir, hepimize keyif verir başta, çünkü öyle şartlanmışız Pavlov'un köpeği gibi. Oysa onların içi dünyalarına girebilsek bir, pamuk prenses öncesi ve sonrası nasıl fırtınalar yaşadıklarını görsek, emimin arkamıza bile bakmadan kaçarız pembe dizi bağımlısı değilsek. Hatırlıyorum ben de şirin babaya karşı ayaklanmayı başlatacak obur… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey – 23

Eller

Ellerine baktı, farklı bir zamanda başkasına aitlerdi sanki. Falcıların hayat çizgisi dedikleri şey, yarıda kesilmiş gibiydi. İnsan, kendinin kendisi olduğunu nasıl anlar bir kedisi bile yoksa onu bekleyecek, bilmiyordu. Kedinin olayla ne ilgisi vardı, onu anlayacak durumda da değildi zaten. Çözmeliydi olan biteni, tek yolu buydu kurtulmak için içinde olduğu durumdan ya da bedenden. Tekrar… Continue reading Eller

Bilinmeyen Bir Şey-13

GÜNÜMÜZ Gözlüklü insanlar pek sinsi olurlar. Beğenmem hiç onları. O gözlüklerinin ardında her şeyi yapabileceklerini düşünürler. Belki geceyi yeni bitirmişlerdir. Ya da sabahı yeni getirmiş, farkı yok zaten gözlüklüler için. Niye gözlük takarlar kimse bilmez. Saklanmak için belki. Korktukları için ya da dünyadan. Göz filan numara hepsi, hayvanlar da farklı görüyorlar dünyayı. Onlarda hiç görmedim… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey-13

Bilinmeyen Bir Şey- 11

ÜNÜMÜZ Uff, sıkıldım ben. Benim cehennemim bu olacak heralde. Öldükten sonra bana seçenek sunacaklarını sanmıyorum hiç. Tanırlarsa beni. Belki de firavunlar sırf o yüzden mumyalanıyordu. Tanınmamak için. Ben de o kadar mısırlının vebalini üstümde taşısam tanınmak istemem doğrusu. Sırf o piramitler yeter, katmerli günah için. Uzaylılar bile olsa işin ucunda, vardır kesinlikle bir pislik. Yoksa… Continue reading Bilinmeyen Bir Şey- 11