https://m.youtube.com/watch?v=TTHGAyVSLrc# Neden yapıyorum, neden yazıyorum bilmiyorum. Sonunun aynı olacağını bile bile, üzüleceğimi bile bile. Saçmalıyorum ya da seviyorum sadece mutsuz olmayı, bir parça umut kırıntısı hissetmeye göreyim içimde, hemen bastırmam gerekiyor herhalde. Nasıl başladı her şey, neden böyle oldu? Binlerce soru sorabilirim böyle, ama bir önemi var mı gerçekten, sanmıyorum. Hayat böyle şeyleri önemsemeye değmeyecek… Continue reading Sayıklamalar
Etiket: Yazı
Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 2 – Nestor
Yolculuğumuzda ikinci durağın adı Nestor. Nestor Odysseus'un üçüncü kitabında geçen bir karakter. Telemakhos ve babasının yaşlı arkadaşı kılığına bürünmüş Athena Pylos'a geliyor bu bölümde. Poseidon için yapılan bir tören esnasında şehrin kralı ve usta zafer arabası sürücüsü ile görüşüyor Telemakhos, Athena'nın yüreklendirmesiyle. Bu kitap da Nestor'un anlattıkları ile geçiyor. Menelaus ile giden Nestor'un, Agammennon'la kalan… Continue reading Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 2 – Nestor
Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun ? Bölüm 1 Telemachus
Evet yolculuğumuz başlıyoruz tekrar. Başka bir yerde olsaydım SPOILER uyarısı verirdim, ama siz biliyorsunuz zaten Ulysses’ın ıncığını cıncığını çıkaracağımızı. Ve "Ulysses Nedir?" yazısından geldiyseniz bunun yavaş ve zorlu bir yolculuk olacağının farkındasınız. Öncelikle kaynaklarımı sıralayayım. Nevzat Erkmen ve Fuat Sevimay’ın çevirileri elimde mevcut. Armağan Ekici’nin kitabını geç kaldığım için edinemedim ne yazık ki. Nevzat Erkmen’in… Continue reading Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun ? Bölüm 1 Telemachus
Saçma Sapan Yazılar-Nedir Ulysses?
Bundan yaklaşık 2 yıl evvel yıllar önce yapamadığım bir şeyi yapıp Ulysses'e başlamıştım. Başlamıştım derken, yabancı sitelerden bölüm bölüm okuyup kendimce açıklıyordum Söylenti dergisinde. 6'ncı bölüm olan Hades'e kadar gelmiştik. İşleri yarım bırakmak karakterimin en önemli parçalarından olsa da yeni bir başlangıç yapmak istiyorum Ulysses'e. Tabi o yazıları kullanacağım başlangıç olarak. O zamandan bu yana… Continue reading Saçma Sapan Yazılar-Nedir Ulysses?
Yazmam Lazım
Sait Faik gibi yazmasam delirecektim noktasındayım, ama şiir ya da hikaye değil. Sadece klavyedeki harflere basmak istiyorum boş bir şekilde, belki bir şeyler çıkar kendiliğinden, melodi olur yağmur gibi tesadüfi, yoksa bir şey yok kafamda. Çok şey var aslında ama yeri değil şu anda. Aslında artık hiç bir zaman yeri olmayacak kafamdakilerin. Yeni şeyler lazım… Continue reading Yazmam Lazım
Aptal bir Ağlama Hikayesi
Aptal bir ağlamanın hikayesi bu. Başaranlar ve başaramayanlar diye iki taraf var. Güneş çoktan batmış - kafan oldukça yoğun, yeldeğirmenleri gibi dönüp duruyor şarkılar etrafta. O kadar beklemene rağmen alışamamışsın hala. Çıldırmış içinde bir şeyler- dizginlemeye çalışmışsın şu saate kadar. Ne yapacağını bilmiyorsun. Duş alıp uyumakla, intihar arasında gidip geliyor sarkacın. Başaramayacağını biliyorsun ikisini de.… Continue reading Aptal bir Ağlama Hikayesi
Saçma Sapan Şeyler- Adı Fazla Duyulmamış Nobel Sahipleri -Grass (1999)
Bu kez daha yakın bir tarihten, biraz daha bilinen bir yazarı kattık dosyamıza. Günter Grass genç okurların Yaşar Kemal'in ölümünün ardından yazdığı yazıyla, bizimse Teneke Trampet'deki cüce Oscar'la tanıdığımız bir yazar. 1999 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüş. Önce hayatı tabii ki. 1927'de şu an Gdansk olarak Polonya sınırlarında bulunan ama iki dünya savaşı arasında… Continue reading Saçma Sapan Şeyler- Adı Fazla Duyulmamış Nobel Sahipleri -Grass (1999)
Ölene Kadar Uzak
Dünya dursa ilk nereyi görmek isterdin dedi bana. Eskisi kadar anlayışlı. İlk günkü kadar güzel. Benim o günlerim çoktan geride kaldı dedim. İnanmıyordum oysa. Her zaman ilk görmek istediğim onun olduğu yerdi. Her zaman bulunmak istediğim oydu. Dönüyor başım ve dönüyor dünya ne yazık ki. Durdurabilseydim keşke sadece bir kez . Dünya, olan biten her… Continue reading Ölene Kadar Uzak
Kırık Bir Rüya
Bağırıyordu avaz avaz. Empati yoksunu herif, ne anlarsın sen kadın ruhundan. Uzakta, sarı bir gülün içinde gördüm onu. Tanıdık bir kadın yüzü, sinirli ama. Uçarak yaklaşmaya çalıştım. İtiyordu sesiyle beni. Nerede olduğumu anlayamadan gözden kaybetmiştim., ama sesi hala kulaklarımda yankılanıyor. Bir şarkı vardı, kayıp bir şarkı, ya da kayıp olması gerekiyormuş da sanki benim kulağıma… Continue reading Kırık Bir Rüya
Şansım ve Ben
Uzun zaman oldu, yapmadıklarımdan pişman olmak yerine yazmayı yeğleyişim. Çok hatalar yaptım bu andan sonra, ama hiç pişman olmadım. Şimdi de benzer bir şekilde yazıyorum, içimden geldiği gibi değil ama - sadece parmaklarımın istediği gibi. Utanmıyorum hiç bir şeyden artık, ben değilim bu çünkü. Başka bir Erhan buradaki, evde bu klavyenin başında oturandan apayrı birisi… Continue reading Şansım ve Ben








