Yaşam tatsızlığını alt edemediğim gecelerin başkası Kazıyorum aynı yeri kaç gündür Yazıp yazıp siliyorum, durmadan dolduruyorum Küçülüyorum yavaş yavaş dünyada Uzaklaşıyorum insanlardan Tanrıyı suçlayabilir miyiz vaz geçen şeyler için? Görünmeyen bir duvarın üstünden bakıyorum Hayatımı çevreleyen yıllara Sıcak basıyor her yerime Değişimin kanunları mı taşıyor beni Yoksa olmam gereken yere? Sıkıldım galiba yeryüzünden, olan bitenden,… Continue reading Kazarken
Etiket: Gelişigüzel
Yarılan Kafa ve Akıp Giden Bilinç (A Rh+)
Farklı insanlar için farklı hızlarla döner dünya. Uzak mesafelerde çember çizmek daha kolaydır belki de. Frene basan da olmadığı için hiç bir şey gerçek değilmiş gibi gelir insana.Hiçbir şey sizi kurtaramazsa ne kadar çok şey bildiğinizin ya da ne okuduğunuzun ne önemi kalır, ya da kaç defa ne yazdığınızın bir metin içinde. En baştan başlayalım… Continue reading Yarılan Kafa ve Akıp Giden Bilinç (A Rh+)
Önemsemeden
Başlıklarla vakit kaybetmemem lazım Yıldızlara bakıp koşmamam Zamanı o kadar da önemsememem belki Duvar yapıp yıkmaya ulaşıyordum yıllar önce Başka zamanlardı evet kalbimin farklı attığı Dünyanın bir acayip döndüğü yüzyıllar Gittiğim gördüğüm yerler miydi çelen aklımı Yoksa beni ait olduğumu sandığım yerden çıkarmayan Hiç bir işe yaramayan aklım mı oyun oynuyordu Yabancıların gülümsemelerine alışlmadım bir… Continue reading Önemsemeden
İhtiyaca Binaen Serzeniş (Karanlık Şiirler)
Sizlere layık bir korkak olmak için Sevimli bağımlılıklarla başlamam gerek güne Yollara atmam gerek belki kendimi Çok gezen dersiniz hepiniz, okuduklarınızla övünseniz de Az biraz vahşi, ama her zaman sığ sularda yürüyüp İsa olmamı istersiniz Yahuda'dansa Şeytan tüyü tercihinizdir, şeytanı sevmezsiniz ama Tamamı sempatik,bir parça anlaşılmaz ama kulağa iyi gelen Görmeyen gözler bekliyorsunuz benden Bir… Continue reading İhtiyaca Binaen Serzeniş (Karanlık Şiirler)
Yürüyememek
Bir çocuk var Ne yapacağını bilemeyen İkiyüzlü o da tüm insanlar gibi Yalan söylemeyi fazla beceremese de Arada her şeyi bulaştırıp eline yüzüne Berbat ediyoe bir çuval inciri 3-4 tane maskesi var eskiden kalma Yamuk takıyor ama, beceriksizin teki Ama o da istiyor belki dolandırmayı Kırık kalplerle insafsızca oynamayı Çarpa çarpa gidiyor duvarlara Gülümsüyor tüm… Continue reading Yürüyememek
Gece, Melek ve Bir Sürü Saçmalık
Taksimetreyi kapattı. Tüm karanlığıyla gece serilmişti önüne. Gece yaratıkları diye düşündü. Ner...abi 20 liram var sadece olur mu? Olur muydu hiç, en az 60 yazardı orası. Maliyeti kurtarmaz koçum dedi üniversiteliye benzeyen çocuğa. Süklüm püklüm indi arabadan Hayri. Ulan öğrenciyiz görüyorsun kabul etsen ne olur sanki, bir kere olsun yetişebilseydi şu son otobüse. Böyle giderse… Continue reading Gece, Melek ve Bir Sürü Saçmalık
Anlar Sadece
Bazı anlar oluyor, sonsuza kadar orada kalmak istiyorsun. Mesela Netflix'in o N'sinin döndüğü hatta o dönüşüm normalden biraz fazla uzadığı an. İmkansız bir huzur hali içine giriyorsun, hiç bitmesin istiyorsun o an. Bitince başlayacak o sonsuz döngüden, seçmeye ilişkin korkunç olasılıklardan kurtulmak istiyorsun bir şekilde. Ya da uykuya yenik düştüğün ama o korkunç hipnoz tam… Continue reading Anlar Sadece
Aşkın Hayali, Hayalin Aşkı
Bir kere düşmüşsen gecenin kanallarına Kapılmışsan o delici gözlerin derinliğine Zamanın gerisinde kalmaya razı olmuşsun demektir Gözlerini ayıramamak bir türlü salak gibi Aşık olmak tatlı kıvrımlara karşında duran Buna rağmen soğuk bir kasım rüzgarının nefesiyle Üflemek tepkisizce kuzeyden o sıcak tene Kuşlar eşliğinde yapılan tüm resitallerden Ya da her gün başka bir güne uyananan manyaklardan… Continue reading Aşkın Hayali, Hayalin Aşkı
Çizginin Üstündeyken
Yürüyorsun camdan bir çizginin üstünde Aşağıdan yılların şekilsiz çığlıkları Annesini terk etmiş bir bohem özentisi Hiç bir zaman istediğin olmadı değil mi? Bıçak yağmurunda korkmadan tek başına Hızlı fakat gelişigüzel adınlarla Aklın tabii ki en son bıraktığın yerde Gözlerinin arkasında sessiz bir gemi Kimbilir hangi yüzyıldan, kimbilir adı ne Tek yapmaya çalıştığın dengeyi korumak Gece… Continue reading Çizginin Üstündeyken
Otomatik Şeker
Dört göz yola çıkmıştık. Konuşuyordu gözlerimiz haliyle. En sağdaki 852 bin dedi. Saman yolunu düşündüm, oraya kadar gidecek miydik? Önemli mi dedi en soldaki. Fazla uyuyan yoktu arkalarda. Biz de uyumamaya karar erdik. Ateş, su, toprak, hepsi farklı düşünüyordu hakkımızda. Asla uyanma demişti soldan üçüncü ve sağdan ikinci göz. Uyuyor numarasını yaptığını en başta anlamıştım… Continue reading Otomatik Şeker









