Bazı anlar oluyor, sonsuza kadar orada kalmak istiyorsun. Mesela Netflix'in o N'sinin döndüğü hatta o dönüşüm normalden biraz fazla uzadığı an. İmkansız bir huzur hali içine giriyorsun, hiç bitmesin istiyorsun o an. Bitince başlayacak o sonsuz döngüden, seçmeye ilişkin korkunç olasılıklardan kurtulmak istiyorsun bir şekilde. Ya da uykuya yenik düştüğün ama o korkunç hipnoz tam… Continue reading Anlar Sadece
Etiket: Gelişigüzel
Aşkın Hayali, Hayalin Aşkı
Bir kere düşmüşsen gecenin kanallarına Kapılmışsan o delici gözlerin derinliğine Zamanın gerisinde kalmaya razı olmuşsun demektir Gözlerini ayıramamak bir türlü salak gibi Aşık olmak tatlı kıvrımlara karşında duran Buna rağmen soğuk bir kasım rüzgarının nefesiyle Üflemek tepkisizce kuzeyden o sıcak tene Kuşlar eşliğinde yapılan tüm resitallerden Ya da her gün başka bir güne uyananan manyaklardan… Continue reading Aşkın Hayali, Hayalin Aşkı
Çizginin Üstündeyken
Yürüyorsun camdan bir çizginin üstünde Aşağıdan yılların şekilsiz çığlıkları Annesini terk etmiş bir bohem özentisi Hiç bir zaman istediğin olmadı değil mi? Bıçak yağmurunda korkmadan tek başına Hızlı fakat gelişigüzel adınlarla Aklın tabii ki en son bıraktığın yerde Gözlerinin arkasında sessiz bir gemi Kimbilir hangi yüzyıldan, kimbilir adı ne Tek yapmaya çalıştığın dengeyi korumak Gece… Continue reading Çizginin Üstündeyken
Otomatik Şeker
Dört göz yola çıkmıştık. Konuşuyordu gözlerimiz haliyle. En sağdaki 852 bin dedi. Saman yolunu düşündüm, oraya kadar gidecek miydik? Önemli mi dedi en soldaki. Fazla uyuyan yoktu arkalarda. Biz de uyumamaya karar erdik. Ateş, su, toprak, hepsi farklı düşünüyordu hakkımızda. Asla uyanma demişti soldan üçüncü ve sağdan ikinci göz. Uyuyor numarasını yaptığını en başta anlamıştım… Continue reading Otomatik Şeker
Ölü ve Yalnız
Sesssiz herşey, sen de yoksun nedense Başka bir sabahın hatırası aslında bu Bugün sokaklar yeterince boş değil Deniz fazla soğuk senin için bile Kalmak isteyebileceğin gibi her şey ama Güzel eski bir şiir hayır sadece onun şarkısı Tatlı bir esinti tek kişilik güneşine rağmen Olmak istediğimiz o başka yer tam da burası Tam ortasındayız zaten… Continue reading Ölü ve Yalnız
Kim Olduğumu Bilirsin Belki Sen
Kim olduğumu unuttum. Hala yazıyorum ama. Kim olduğumu hatırlarken de yazıyordum, şimdi de yazıyorum. Bu kez herkesin etrafına sarılı o bissürü hayattan yazıyorum ama. Gayet kolay. Gidiyor su gibi, kara kara kelimeler. Eskisi gibi ısssız değil galiba dünya. Fazla s'li ama. Sanki arkamda sürekli konuşan bir Johhny, bir de Mary var. Benim kim olduğumdan bahsediyorlar… Continue reading Kim Olduğumu Bilirsin Belki Sen
(Benim Gibi) Aptallar İçin Kolay Felsefe – 101 (ÖA Serisi)
Yeni bir seriye başlıyorum kendimce. Siz deyin “Felsefe Tarihi” ben diyeyim “Sadece Felsefe”. İçerik böyle yani, olabildiğince basit, olabildiğince tekdüzeye indirerek mahvetmeye çalışacağım felsefeyi. En azından ben açık açık yapacağım bunu çoğu bilenin aksine. Ve sorular. Niye yapıyorum bunu? Yapacak daha mantıklı bir şey bulamadığım için. Yani hiçbir zaman toplumları felsefeye alıştırmak gibi bir hedefim… Continue reading (Benim Gibi) Aptallar İçin Kolay Felsefe – 101 (ÖA Serisi)
Bu Dönemin Savaşı
Yaşadığı dönemin farkında olmayan insanlar var Belki biraz savruk, belki dengesiz, ama hep bir yol bulan Dönem dönem sevilen, ama her zaman sevmeye çalışan Üzerlerine çok gelindiğinde hemen kapanan Bayağı da kırılgan olmayı başaran insanlar Bir de şeyler var, hepimizin bildiği başarılı olanlar Hani sadece otuz iki diş dikkat çekiyor yüzlerinde Sanki silahlarını saklayan elleri… Continue reading Bu Dönemin Savaşı
Gece Yarısı Şiiri
Gökyüzünde yıldız yok bu geceOysa Helios o tek yıldızın Hani o benim yıldızımın Üzerine arabasını sürünceHangi eskimo dayanabilirdi artıkGece uyurken söylenen şiirlereDiye başlamıştım bu geceyeKafiyeyse kafiyeÖlçüyse en alasındanBak saydım sekize kadarAliterasyon istesen onu da yapardımAma amatörce ameller amaçsızcaYakıyor yalnız yakındaki yaralarıAslında anlama da fazla takılmamalıNasılsa kafiye desen varYıldız yok amaAy son dördünAyın ilk dördünündeki gibi… Continue reading Gece Yarısı Şiiri
Hayat – Başka Bir Bakış Açısı
Antik çağlardan beri – ilk orta yeni yakın şimdi kısaca her çağda – filozoflar hayat hakkında tartışıp durmuşlar. Nedir hayat, niye? Benim de zamanında bolca girmişliğim vardı galiba konuya. Peki şimdi ne oldu da bununla ilgili – yeniden- ahkâm kesmeye başladım (Ya da başlayacağım)? Bir şey mi değişti eski çağlardan, eski yazılarımdan beri? Bilmiyorum belki… Continue reading Hayat – Başka Bir Bakış Açısı









