Karnağız (karın+ağız) Ayrıksı Kitap'ın bizarro serisinden çıkardığı ilk kitabı. Goodreads'de "Coyote Songs" ın yazarı olarak geçen bizim ise hiç tanımadığımız Gabino Iglesias'ın saçma bir kitabı bu. Bizarro edebiyat için Wikipedia'da "Sadece garip olmaya çalışmayan, ama aynı zamanda dikkat çekici, düşüncelerimizi provoke eden ve en önemlisi okuması keyif veren bir tür" olarak geçiyor. Eğer bir kitap… Continue reading Karnağız – Gabino Iglesias
Etiket: İnceleme
Geceyarısı Çocukları- Salman Rüşdi
Okumaya nasıl başladınız ya da insan niye okur benzeri bir soru sormuştum 1-2 yıl önce 100kitapta. Anket linçine kurban gitmemiştim neyse ki. Arada; bir şeyler öğrenmek, gerçeği bulmak, kendini anlamak, ruhu doyurmak gibi cevaplar çıksa da, bulunduğumuz dünyadan kaçarak başka bir şey keşfetmek arzusu da bolca vardı cevaplarda. Evet, tekdüze hayatlarımızın içinde kaçabileceğimiz dünyalar arıyoruz… Continue reading Geceyarısı Çocukları- Salman Rüşdi
49 Numaralı Parçanın Nidası – Thomas Pynchon
Thomas Pynchon ülkemizde fazla bilinmese de Amerika’da ve tüm dünyada oldukça fanatikleri olan bir yazar. Kült seviyesine uğraşmış neredeyse. Gerçi bunda münzevi hayatı yaşaması ve bilinen son fotoğrafının 1940’ların sonunda çekilmesi gibi magazinsel şeyler de var. (Geçen yıllarda yakalanmış galiba nihayet paparazzilere -80 yaşındaki adamı ne yapacaklarsa:) Ama esas özelliği yoğun ve karışık kitaplar yazması.… Continue reading 49 Numaralı Parçanın Nidası – Thomas Pynchon
Deniz Feneri – Virginia Woolf
Sembollerle dolu bunaltıcı bir kitap. Aynı zamanda tam bir sanat eseri. Vivaldi’nin Dört Mevsimi’ni dinlemek gibi belki de. Sadece üç bölüm var ama burada. İlki “Pencere”, giriş bölümü . Giriş dediysem öyle giriş gelişme sonuç gibi değil. Kitabın en uzun bölümü: 19 uzun/kısa (en kısası 3 satır) kısımdan oluşuyor. Ziyaretçileriyle beraber kalabalık bir ailenin adalardaki… Continue reading Deniz Feneri – Virginia Woolf
Ur-Faşizm ve İçinde Bulunabilecek 14 Öğe ya da Eco’ya Göre Faşizm
Umberto Eco’nun 1994 yılında NY Review dergisine yazdığı bir makale var Ur-Fachism diye. O bildiğimiz samimi diliyle faşizmi anlatıyor Eco, ama İtalyan Faşizmi, Nazizm ya da Stalin Totalitarizmi değil. Politik ya da ideolojik olarak farklı görüşler içerse de, faşist yönetimlerde ortak bazı şeyler olduğunu söylüyor ünlü yazar ve bunu Ur-faşizm ya da Ebedi Faşizm olarak… Continue reading Ur-Faşizm ve İçinde Bulunabilecek 14 Öğe ya da Eco’ya Göre Faşizm
Demek Aeneias’i de Okuyacaksın- Kitap 2
Merhabalar. İlk kitabının sonunda Aeneas hikayesine başlıyordu hatırlarsınız. 2. ve 3. Kitaplar birinci tekil şahıs anlatıma sahip bu yüzden, Truva’nın düşüşüne dönüyoruz bu kitabın başında da. Böylece ilk kitabın Odysseia tarzı burada İlyada’ya dönüyor bir parça. Ne de olsa savaşın ortasındayız. Evet Aeneas gözyaşlarına hakim olup o kederli günü anlatmayı deneyecek Dido’nun isteği üzerine. 10… Continue reading Demek Aeneias’i de Okuyacaksın- Kitap 2
Demek Aeneis’i de okuyacaksın- Kitap 1
Merhabalar tekrar, Aeneis’in ilk kitabına başlıyoruz artık. Anlamadığım Latincesi ve İngilizcesi var elimde, Jaguar yayınlarından çıkan basımı da sipariş ettim, o da ulaşınca birlikte devam ederim kitaba. Ama şimdilik orijinal Latince versiyonunu kullanıyorum dizelere referans verirken. O kadar da önemli değil aslında. Sonuçta bu da bir hikâye diğer kutsal metinler gibi, oldukça ilgi çekici bir… Continue reading Demek Aeneis’i de okuyacaksın- Kitap 1
Saçma Sapan Yazılar – Aeneis (Giriş)
Batı uygarlığının tarihindeki ilk adımlar (Mezopotamya’dan sonra) Antik Yunan ve Roma ile başlar. Rönesans’tan itibaren kendisine bir kök arayan bütün gelişmiş devletlerde bu iki uygarlığa ulaşma çabasını görürüz. Özellikle Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanması için bu ülkelerin entelijansiyalarının seferber olması, 18 ve 19. Yüzyılda doruğa çıkan bu çabayı net bir şekilde gözler önüne serer. Tarihlerini bu antik… Continue reading Saçma Sapan Yazılar – Aeneis (Giriş)
Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun?
Demek Ulysses’i okumak istiyorsun sorusuna verilen cevap genelde kolay gelsin oluyor. Zor bir kitap Ulysses edebiyatla hafiften haşır neşir olan herkesin bildiği gibi. Eleştirmenler, okuyucular ya da bloglarında kitabı inceleyenler demiyor sadece bunu. Joyce’un kendisi profesörlerin yüzyıllarca ne demek istediğini tartışacaklarını iddia ediyor olanca ukalalığıyla. Evet, adam çalışmış, yazmış, birçok şey denemiş, bir çok farklı… Continue reading Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun?
Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 18-Penelope
Merhabalar, nihayet tamamlıyoruz yolculuğumuzu. Hemen herkesin bir şekilde bir fikri olduğu Peneleope’a hoş geldiniz. Bu bölümde, şu ana kadar perde arkasında kalan ve Leopold Bloom ile Dublin ahalisi üzerinden tanımaya çalıştığımız Marion (Molly) Bloom’un kafasında bulacağız kendimizi. Ama her zaman olduğu gibi önce Odysseia’yı bitirelim ve şemalara bakalım. Penelope daha ilk bölümden beri bildiğimiz gibi… Continue reading Demek Ulysses’i Okumak İstiyorsun? Bölüm 18-Penelope









