Parkta

Parktasın. Hani o, dışarı her çıktığında önünden geçerken kaçamak bir bakış attığın, ama bir türlü giremediğin park. Onunla karşılaşmaktan korktuğun yer. Gelincik yaprakları uçuşuyor gözünün önünde. Yaprak denir mi bunlara, parçalanmış çiçekler mi yoksa sadece? Titriyorsun, sıcak oysa hava, oldukça sıcak. İnce bir gömlek var üstünde karşı bankta oturan çiftin aksine. Kollarını sıyırmışsın ama hissediyorsun… Continue reading Parkta

Temanın Ayırdıkları

https://www.youtube.com/watch?v=3rOwQYTDZP0 “Hay aksi, sırası mı şimdi bunun. Tam da… Olacak iş mi. “ “Belki de sigortalar atmıştır sadece” “Olabilir, bakmak lazım aşağıya” “Evet, bakmak lazım” “Çok zamansız oldu ama” “Başka bir zaman olsa zamansız olmayacaktı sanki” “Hoşuna gitti beni böyle görmek sanki” “Nerden çıkarıyorsun, ben de karanlıktayım” “Sen seversin karanlığı” “Sen sevmez misin ki? Daha… Continue reading Temanın Ayırdıkları

Sonunda Ölüm Olan Öykü

Aniden açıyorsun gözlerini, herhangi bir Lost bölüm başlangıcı gibi. Eskide kaldı, evet. Ama sen gayet iyi hatırlıyorsun o uykusuz geceleri, sen de eskide kaldın çünkü. İyi uyuyabildin mi bari? O kapalı burunla nasıl yapıyorsun bilmiyorum geceleri? Kaç kere ameliyat ol dediler sana, korkulacak bir şey değil ki, yarım saatte halloluyormuş. Neyse umarım almışsındır uykunu. Hazır… Continue reading Sonunda Ölüm Olan Öykü

Uyanma

Başka bir günün kıyısında açıyorum gözlerimi. Bu kez bir erkek olarak. Her erkek biraz yalancıdır derdi annem. Her erkek biraz şairmiş. Daha kolay oluyormuş öyle yalan söylemek. Daha mı kolay olacak böyle yaşamak? Bilmiyorum. Keşke erkek doğsaymışım derdi annem. Babam da sırıtırdı pis pis. Oldu işte anne, erkek oldum senin yerine bu sabah. Solumda siyah… Continue reading Uyanma

Başka bir Gün Başka Bir Sonla

Hiç unutmuyorum, onu ilk kez Lozan’da gördüm, hani o Catherine’nin doğum yaptığı hastanede. Frederick’in arkasından beni izliyordu sanki.  Başta dikkat etmedim fazla. Olayın yoğunluğu içindeydim sahnedeki herkes gibi. Ama o çakır gözleri üzerinde hisseden her genç kız gibi ben de takıldım sonra.  Utanıyordum ama bakmadan da duramıyordum. Bir süre sonra sadece onunla ilgilenir olmuştum. Catherine’in… Continue reading Başka bir Gün Başka Bir Sonla

Yeni Hayat

https://www.youtube.com/watch?v=Jk5kYjD9E1I Oldukça soğuk ve sakin bir sabah, buzlu yollar – ben görmedim ama, öyleymiş. Karanlık bir gökyüzü. Evet başka bir sabah başka bir hayattan- burada ben her sabah yeni bir hayata uyanırım desem güzel bir başlangıç olurdu bir bilimkurgu ya da felsefe hatta kişisel gelişim kitabı için, ama anlamam hiçbirinden- ben her sabah yeni bir… Continue reading Yeni Hayat

Bir Nihayetlendirme- 1K Öykü Otobüsü (3)

"Nihayet" diye bağırıyorum. Gözlerimi açtığımda otobüsteki herkesin bana doğru baktığını fark ediyorum. Ne oldu bilmiyorum aslında, otobüslerde uyuyabilen birisi değilim ben. Uyuyan birisi de değilim zaten. Birisi bile değilim ki, karanlığın efendisiyim ben. O kırmızı gözlü muavinden sonrasını nasıl hatırlayamam? Camdan bakıyorum, güneş doğmak üzere. En arkadayım, anlamıyorum– sağımda biraz önceki kör var, ama açılmış… Continue reading Bir Nihayetlendirme- 1K Öykü Otobüsü (3)

Bir Detaylandırma – 1K Öykü Otobüsü (2)

Bir kadın sesiyle yerimden sıçradım. Önümde oturan kadın muavine bağırmış, sıcak su dökmüş birisi herhalde. Cehennemi tanımıyorsun daha. Yanıma baktım, ev cücesi gitmiş, muavin gömleği giymiş uzun saçlı, nefesi içki kokan birisi gelmiş. Bana baktı ve “İkinci bir hayata başlamak istesen nereyi tercih edersin?” diye sordu. Anlamış mıydı acaba? "Yok" dedim, "ben içecek bir şey… Continue reading Bir Detaylandırma – 1K Öykü Otobüsü (2)

Çay ve Rıhtım ve Piyano ile Kaybetmek

“Mersin limanında, rıhtımdaki Romen bandıralı konteyner gemisine yükleme yapılırken, kilidi kırılan konteynerden düşen bir piyano, oradan geçen çay yüklü bir kamyonun kontrolünü kaybederek denize uçmasına sebep oldu. Kayıp ve arama çalışmaları devam ediyor” Ne kadar saçma bir haber dedim kendi kendime ve televizyonu kapattım. Suratımda başarmanın verdiği tatmin nedeniyle oluşan çarpık bir gülümseme olsa da,… Continue reading Çay ve Rıhtım ve Piyano ile Kaybetmek

Geç Kaldım

Geç kaldım deyip duruyordu kendi kendine, tavşanları sevmeyen kadın. Nereden başlayacağını bilmiyordu aslında. Dünyanın bir toz bulutu olduğu yıllar çoktan beri geride kalmıştı- biliyordu bunu, ama daha sona ermemişti de her şey. Eskiden olan hiç bir şeyi hatırlayamaması kendi suçu değildi, Henry Mancini miydi o sevdiği besteci- bak bunu hatırlıyordu işte. Boş ver dedi Mancini'yi,… Continue reading Geç Kaldım