Sahte

Bir şeyler yazmam gerek biliyorumElim gitmiyor bir türlü amaSahte kokacak ne yazsam biliyorumKalbim kabul etmiyor amaÇık diyor savaş o korsanlaİçinden beni bıçaklamaya çalışanYık egemenliğini o iğrenç adamınEn güzel anlarını kabusa çeviripCleopatra'yı Musa'nın anneliğine taşıyanArtık gücüm kalmadı amaSenin için kendimle savaşmaktanUmut gereksiz bir ayrıntıO sahtekarın saklamaya çalıştığıDünyanın akışı hep aynıÜstünde gerçek bana yer olmayanBir beyaz tüy… Continue reading Sahte

Başka Şiir

Başka bir şiir buSon kez okuyacaklar içinSessizliğinin arkasına saklanıpGeceleri alev alev yananlar içinİki yoldan az kullanılmışını seçipAklınız diğerinde kalıyorsa eğerHer şey bir anda vuruyorsaGözlerinize ve beyninizeSabahları açan bir sardunya Yetiyorsa mutlu olmanıza Ama yine de incitebiliyorsa siziGünlük yalanlar ile o lavinyaVazgeçmişseniz eğerDinlemekten kör aşklarıAma yine de kanlı gözlerle Okumaya çalışıyorsanız şiirleriKavun taşırken kamyonlarİçinizde kısık sesli… Continue reading Başka Şiir

Hazır mısın?

Her şeyini kaybetmeye hazır mısın?Her gün başka bir kumar oynamayaHenüz başlamadan bitirmeyeYa da sonuna kadar götürmeyeSadece gerçek olanı özümsemeyeYalanlardan ağlar örmeyeBu zamanaın dışına çıkmayaSadece bu kadar mı diye sormayaGüne gülümseyerek başlamayaAkşamları vedaya hazır olmaya hayataHer bıçakta başka bir kırmızı gülHer resimde başka bir gün bırakmaya arkadaBulutların üzerinde uçmayaBekleyip de duyamadığım şeylereVe olur olmaz şarkılara ağlamayaGeceleri… Continue reading Hazır mısın?

Kötü Günlerdeyiz

Kötü günler bunlar Ne yapacağımıza karar veremediğimiz Suçlayacak, küfredecek kimseyi bulamadan Oturup bekleme anları bunlar Açamıyorum gözlerimi Bir şeyler tutuyor içimden Vermek istesem de nefesimi Herkes için iyi olacak olan Yıkıyor teker teker tüm desteklerimi Bıktım diyorum, bağıtıyorum Sıkıyor o el kalbimi limon gibi Sigara içenler dışarıda bekliyor Ben dışarıdan bakıyorum kendime Bir garip adam… Continue reading Kötü Günlerdeyiz

Gece

Gece sırdaşıdır yalnız insanın. Hayattan ne kadar çok nefret ettiğini ona haykırır bir tek. Kendine yakından bakma fırsatıdır gece. Kendine ve hayatına. Gündüzki sahte insanların, sahte ışıklara dönüştüğü bir festivaldir gece. O sahte gülücüklerin kırık geleceklere. Neyi bildiğinizin bir önemi olmadığı andır gece. Kimi nasıl sevdiğiniz ya da başlattığınız devrim bağlamaz onu. Gece belki de… Continue reading Gece

Thomas Chatterton – Mükemmel Bir Hayırseverlik Baladı

Thomas Chatterton 18. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış bir İngiliz şair. Kendisi romantizmin öncüllerinden kabul ediliyor. 12 yaşından itibaren şiir yazmaya başlamış, Hatta 15'inden itibaren Thomas Rowley mahlasıyla ve bir ortaçağ keşişinin diliyle şiirler yazıp bunları yayınlatmış. Tabii bunun için dönemin İngilizcesi üzerine epeyce çalıştığını belirtmeye gerek yok. Bu şirlerin beğenilmesi üzerine 17 yaşında Londra'ya yerleşmiş… Continue reading Thomas Chatterton – Mükemmel Bir Hayırseverlik Baladı

12 İçin 12’ye Kadar

Olduğumuz, olacağımız Bitenler, hayatımız Denemek, çabalamak 12 için uğraşmak 12'ye kadar bırakmak Karşıdan gelen bulutlardan Uçurumlardan Uçurtmaları Uçmak isteyenleri Çürümek isteyenlerden Kaçmak isteyenleri Her mevsim için bir tane Ya da üç 12 için barışmak Sadece 12'ye kadar Bitti her şey Ne olacaktı başka Şüphe, Uyum, Hayat Kalpler şüphe içinde kalsa Kalpler uyum içinde atsa Kalpler… Continue reading 12 İçin 12’ye Kadar

Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (V) – T.S.Eliot

Gök Gürültüsünün Dediği Terli yüzlerde meşalenin  kızılı kaybolunca,[1] Bahçelerdeki dondurucu sessizlik yok olunca,[2] Kayalık yerlerdeki ıstıraplar sona erince[3] Bağırışlardan ve ağlayışlardan   Hapisten ve saraydan ve baharın gökgürültüsünün Uzak dağlardaki yankılanışından sonra[4] O  ki yaşıyordu bir zamanlar, şimdi ölü[5] Bizler de yaşıyorduk,  ölüyoruz şimdi[6] Kalan bir parça sabırla.     Burada su yok[7], sadece kaya Kaya… Continue reading Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (V) – T.S.Eliot

Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (IV) – T.S.Eliot

Suda Ölüm Fenikeli Phlebas[1], 15 günlük ölü Martıların çığlıklarını, derin denizdeki kanartıyı Karı ve zararı unutmuş,                                                Denizin dibinde Bir akıntı sürüklüyor kemiklerini.  Yükselip alçaldıkça, Geçiyor yaşının evrelerinden ve gençlikten. Girdabın içinde dönerken[2]                                                Yahudi ya da değil Evet, sen dümeni çevirip rüzgâra doğru bakan, Phlebas’ı unutma, bir zamanlar senin kadar yakışıklı ve uzun olan.… Continue reading Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (IV) – T.S.Eliot

Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (III) – T.S.Eliot

Ateş Vaazı[1]  Nehrin tentesi çökmüş, son yapraktan parmaklar da Kavrayıp ıslak kıyıyı gömülüyor içine.  Rüzgâr geçiyor Kahverengi topraklardan usul usul. Su perileri ayrılmış. [2] Tatlı Thames, yavaşça ak, bitecek birazdan şarkım.[3] Nehir artık taşımıyor boş şişeleri, sandviç paketlerini İpek mendilleri, karton kutuları, izmaritleri Ya da yaz gecelerinin diğer şahitlerini. Su perileri ayrılmış. Ve arkadaşları, kenti… Continue reading Başka Bir Çeviri – Çorak Ülke (III) – T.S.Eliot